Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

DEHB 1900’lü yıllarda klinik tablo olarak tanımlananmış ancak, modern çağın getirdiği bir rahatsızlık olarak eleştirilmiştir. Son 20 yıldır yapılan bilimsel araştırmalar ise,  DEHB’i yapısal bir sorun olarak açıklamıştır.

DEHB bireyin kendisi, ailesi ve toplumu ilgilendiren içerikleriyle çağımızın en önemli psikiyatrik sorunlarından biridir. Aşırı hareketlilik, dikkat sorunu ve dürtüsellik (isteklerini erteleyememe ) belirtilerinin görüldüğü bir güçlüktür. Bir çocukta dikkat, dürtü  ve aşırı hareketlilik semptomları bir arada olabileceği gibi sadece bir veya ikisi de belirti olarak soruna eşlik edebilir. Bir çocukta bu bozukluğun olduğunu söyleyebilmek için, birincisi belirtilerin okul öncesi dönemde görülmesi ikincisi ise, çocuğun yaşamını, kişilerarası ilişkilerini veya akademik hayatını olumsuz bir biçimde etkilemesi gereklidir.

DEHB’li çocukların zekası normal ve daha yüksek düzeydedir. Ancak dikkat süresi yaşına göre az okuma, yazma ve aritmetik alanlarında dikkat dağınıklığı, bir konuya adaklanma yerime aynı anda tüm uyaranlara birlikte dikkat eder ve her uyaran çocukta tepki oluşturur. Okul hayatında öğrenmeye karşı ilgisiz, ödev yapma ve verilen sorumluluğu yerine getirmeme, dersi dinlememe, çeşitli bahaneler bularak (‘’kalemim düştü, su içme ‘’  isteği ) çalışma masasından kalkarlar. Derslerde sıkılma, çok konuşma, garip sesle çıkarma, bir motor sürüyormuşçasına hareketler, yerinde duramama, sabırsızlık  veya dalıp gitme, akıllarından başka şeyler geçirme , hayal kurma davranışlarıyla gözlenebilirler.

Yazı yazmayı, okumayı sevmeme unutkanlık, yaşıtlarıyla ilişki başlatma fakat sürdürememe, oyunda ve toplumsal kurallara uymama, işitsel dikkatte yaşadıkları güçlük nedeniyle konuşulanları sanki dinlemiyormuş görüntüsü verme, bir komutu birden çok söyleterek yerine getirme, günlük yaşam becerilerinde temel ihtiyaçlarını giderememe nedeniyle annenin sık sık hatırlatmalarda bulunması ( ‘’ Dişlerini fırçala, pijamanı giy,oyuncaklarını topla ‘’ ) gibi belirtiler anne ve babaya çocuklarında dikkat eksikliği hiperaktivite olabileceğini hatırlatmalıdır.

DEHB BEBEKLİK DÖNEMİ BELİRTİLERİ

  • Huzursuzluk, kolay ağlama, zor sakinleşme
  • Aşırı hareketlilik
  • Uykuya dalma ve kısa sürede uyanma
  • Dış uyaranlara aşırı tepki verme
  • Ek gıdaya alışmada güçlük
  • Kısa bir emekleme dönemi
  • Parmak ucunda yürüme

DEHB OKUL ÖNCESİ DÖNEM BELİRTİLERİ

  • Sürekli hareketlilik
  • Kendisiyle konuşulduğunda dinlemiyormuş gibi gözükme
  • Yapacağı bir şeye bir türlü başlayamama, başlama da sürdürememe
  • Çabuk sıkılma, sabırsızlanma, sırasını bekleyememe
  • Sürekli ilgi çekme
  • Çok konuşma
  • Sakarlık
  • Az uyuma
  • Kurallara uymada zorluk
  • Yaşıtlarına vurma
  • Başladığı oyunu bitirememe, sık sık oyun veya oyuncak değiştirme
  • Başkalarının sözünü kesme

DEHB İLKOKUL DÖNEM BELİRTİLERİ

  • Çoğu zaman uyuşuk ve ilgisiz olma
  • Organizasyonda bozukluk (eşya kaybetme, unutma )
  • Verilen görevleri yarım bırakma
  • Sırasını bekleyememe
  • İşleri organize ederken plan yapmada güçlük
  • Zaman kavramının farkında olmama
  • Sakin,sessiz yerinde oturamam, sabırsızlık
  • Başkalarının sözünü kesme
  • Dersi dinleyememe hali
  • Sınavlarda dikkatsizce hatalar
  • Okuma( Sesleri ayrıştırma ve birleştirmede ( heceleme,imla kurallarına uymama,okurken akıcı okumama,eksik,fazla veya sesleri değiştirerek okuma veya yazma, satır atlama )güçlük, okuma ve yazmayı sevmeme
  • Düzensiz defter veya eşya kullanımı ( Yazı çivi yazısı gibi )
  • Aritmetikte akademik sorunlar
  • Etrafla ilgilenme, bir konuya odaklamamama, dağınıklık
  • Sorulan soruları dinlemeden cevap verme
  • Yaşıtlarıyla ilişki sorunları
  • Otorite ile sık sık çatışma
  • Unutkanlık ve zor hatırlama
  • Yeni bilgileri öğrenmede güçlük
  • Ev ödevlerini tamamlamada zorlanma,
  • Tek başına bir işi yürütmemede güçlük ( Sürekli destek talebinde bulunma )
  • Sınıf içinde hem kendi hem çevresindekilerin dikkatini dağıtması

DEHB ORTAOKUL VE SONRASI DÖNEM BELİRTİLERİ

  • Hareketlilikte azalma
  • Akademik yaşantı ile ilgili sorunların büyümesi
  • Uzun süreli dikkat gerektiren görevlerden kaçınma
  • Ders çalışmama eğilimi
  • Arkadaş ve aile ilişkilerinde sorunlar
  • Düşük benlik algısı ( Kendini olumsuz algılama durumu )
  • Depresif duygu durumu
  • Kaygı

DEHB TEDAVİSİNDE NELER ÖNEMLİDİR?

DEHB  klinik görüşme, dikkatin bozukluk derecesini ve öğrenme gücünü ölçen testler yardımıyla çocuk psikiyatrisince tanısı konulabilen bir hastalıktır. Aileler genellikle teşhiş için MR, EMG gibi tekniklerin gerekip gerekmediğini merek ederler. Bu tetkiklerin DEHB’un teşhisinde çok ender bazı durumlar dışında yeri ve gerekliliği yoktur. Tedavinin ilk şartı aile,okul psikiyatris ve pedagog arasında sıkı işbirliği, bilgilendirmedir. Öğrenme ile ilgili sorunlar yanında arkadaş ilişkilerinde yaşanan sorunlar, kurallara uyma güçlüğü aile ve okulun  DEHB’ unda uzmanlaşmış kişilerce yönlendirilerek ortak ve sağlıklı yaklaşımlarla geliştirmesi ile aşılabilir.

Çocukla olan ilişkileri düzenleyebilmek için DEHB belirtilerini yanlış yorumlamamak gerekir. Çocuğun uyumsuz davranışlarını, derslere ilgi zorluğunu yaramazlık ya da tembellik olarak yorumlayan anne ve babalar çocukla ilişkilerini bozacak sürekli ceza verme eğilimindedirler. Oysa bu çocukların cezalardan pek anlamadıkları kısa bir süre içerisinde görülecektir. Anne ve babalar tedavide çocukla yeniden sağlıklı ilişki kurabilmenin yolları aranmalı ve gerektiğinde konuyla ilgili uzmana başvurarak psiko eğitim almalıdırlar. Böylece ailenin çocuğa yönelik uygun olmayan tutum davranışları değiştirmek mümkün olacaktır.

DEHB’ UN TEDAVİSİNDE GEREKTİĞİNDE İLAÇ KULLANILMALIDIR. Dikkat artırmaya ve davranışları kontrol etmeye yönelik ilaç tedavisi uzun yıllardır kullanılmaktadır. Ülkemizde psikiyatrik ilaç kullanımı konusunda yanlış bilgilendirmeler DEHB olan çocukların gerektiğinde ilaç kullanmalarını engellemektedir. Ailenin yan etkilerden korkarak ilacı ret etmesi, tedaviyi geciktirmekte ve sonradan geri dönüşümü olmayan sonuçlar doğurabilmektedir. Diğer taraftan mutlaka dikkat eksikliği nedeniyle öğrenme sorunu yaşayan çocuklara güçlü ve zayıf becerileri testlerle belirlenerek , çocuk için kişisel bir eğitim hazırlanıp uygulanması da tedavinin önemli bir parçasını oluşturur.

Kısacası ilaç tedavisi, çocuğun kendine yönelik olarak pedagog tarafından hazırlanan eğitimler, aienin psiko eğitimi ve okulla işbirliği ile var olan dikkat, hareketlilik  veya dürtü kontrol sorunları giderilerek azalır ve böylece süreçten olumsuz etkilenen tüm taraflar sağlıklı birer birey olmaya başlarlar. Yapılan araştırmalar tedavide dikkat veya diğer eğitimler olmaksızın sadece ilaçla devam edildiğinde tedavinin sekteye uğradığını göstermektedir. Bu nedenle gerektiğinde ilaç desteği ve eğitim çalışmaları birlikte yürütülmelidir.Tedavide erken dönemde yardım almak da çok  önemlidir.Evde ise anne babalar; iki resim arasındaki farkı bulma, şekilleri hatırlama,anlatılan hikaye ile ilgili sorular sorma, okuduğunu anlatma,Nesne saklama, balonlarla oynama, son harften kelime bulma gibi birçok alıştırmayı  yapabilirler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir